3 Şubat 2014 Pazartesi

Kaç aylık?


Aslında sürekli kafamın içinde yazıyorum. Doğum hikayemi, Demir'in uykuya geçişini, yemek yeme çabalarını, bir canavara dönüştüğü şu son günleri, sürekli ağrıyan belimi, tutulan boynumu, evin dandini halini, eve kapandığımız asosyal Ankara kışını, özleyeceğimizi hiç düşünmediğimiz kaç aylıkçı* teyzeleri, anne sütü meselesini, sanayi tipi kadın doğumu, tek reçeteli pediatri çılgınlığını.  
Yıl oldu zattirizutzut hala kafadan geçen düşünceleri bilgisayara aktaracak teknoloji yok elimizde. 
O sebeple parmaklara kuvvet, paylaşalım, paylaştıkça güzelleşelim.

Geçen hafta Demir'le asansördeyken aynadaki yüzümüze baktım. Demir birden çok fena bana benzedi o sahnede. Benim cildim eskimiş, Demir mermer gibi, ben 32 diş sırıtıyorum, Demir'in iki fare dişi var falan ama çok benzedik işte o an. Benim 2013 versiyonum. Miniğim. Düşündüm ki ben de annemin 84 versiyonu olduğuma göre, annem de ananemin miniği olduğuna göre. Biz böyle aynı bedenden matruşka bebekler gibi çoğala çoğala yaşadıkça. Ay nasıl bağlıycam şimdi ya. Diyorum ki, insanoğlu ölümsüzlüğün sırrını aramış durmuş ya yıllarca. Oysa varoluşunun ilk gününden beri zaten ölümsüzlüğe çalışıyor. Kendi canından can doğurdukça. Çoğalıp, yenilenip, güzelleşip varolamaya devam ediyor. Ölümsüzlüğün sırrını bulmayı bırak, kitabını yazıyor.

*Yazın Demir'le fink fink gezerken kaç aylıkçı teyze diye adlandırdığımız bir insan tipi vardı. Kucağında bebeğin, önünde bir uzvun gibi sürdüğün bebek arabasıyla gezince muhabbet tabi ki bebek olacak, insan evladı elbet adı ne kaç aylık anne sütü alıyo mu ay üşüdü filan diyecek ama bu tip biraz daha sarkastik bir halet-i ruhiye içinde. Site içinde yürüyüşe çıkmışız mesela, bizi metrelerce öteden kadrajına alıp avına yaklaşan sinsi bir kaplan gibi salıncakların ağaçların arasından yanaşıp, beni tamamen görmezden gelip, merhabasız, nasılsınızsız, gözler Demir'e odaklanmış direk bir "Kaç aylık?" sorusuyla tüylerimi diken diken eden, "Size ne?", "Size de merhaba", "Tanışıyor muyuz?" ve bilumum daha atarlı reaksiyon verme isteği uyandıran çoğunlukla anane ya da babanne bazen de bizzat annenin kendisi olan dişi güruhu olarak girdiler bizim hayatımıza. 
Alışveriş merkezinde, yürüyüşte, markette, komşuda, asansörde her an her yerde karşınıza çıkabilirler. Sizinle göz teması kurmazlar, direk bebek arabasının içinde yatan bebeğinize odaklanırlar. 5 saniye içinde gözleriyle bebeğinzin boyunu kilosunu ölçüp gelişim grafiğine bulduğu değerleri yerleştirip kendi torunlarıyla/bebekleriyle karşılaştırma işine girişirler. Her soruyu sormaya hakları vardır. Cevap vermek istemeyen memnuniyetsiz suratınız ayıp etmektedir. Neyse demem o ki, ev gezmelerinden fazla pek birşey yapamadığımız son zamanlarda, o teyzeleri bile özledik biz oğlumla ya. Uzaktan bizi gözlerine kestirseler, asansörde bizi yakalayıp sırf "Kaç aylık?" diye sormak için bebek arabasıyla depar atsalar, "Hımmm oğlan da pek toramanmış" diye gözlerini devirseler. 
Söz bu sefer suratımı asıp sizi başımdan savmaya çalışmayacağım.
Hadi parkta buluşalım.
Valla söz.

12 yorum:

  1. 3 ay 22 günlük bir oğlum var. 20 günlükken dışarı çıkartmaya başladım ve o anlattığın teyzeler sürekli tepemizdeydi ayy biz eskiden çıkarmazdık ay şöle böyle üşür vs tabi kış modu evlerde takılıyoruz bu ara :( avmler malum tıkış tıkış bizde sokağı özledik.. hem büyüdük biraz daha dediğin gibi parkta buluşalım en kısa zamanda teyzeler amcalar olsun farketmez :) sevgiler oğluşa ve sana...

    YanıtlaSil
  2. Demir bence de anne kopyası.. özellikle 8. ay postunda müthiş derecede bir benzerlik söz konusu.. o teyzelerden ben de pek haz etmiyorum ama Demir'le alakalı birkaç sorum olacaktı şimdi o atarlardan nasibimi alırım diye soramıyorum:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen sor, bi şansımızı deneyelim bence:)

      Sil
  3. yazılarını çok seviyorum
    doğum hikayeni de baştan sona okumak çok isterdim, ne yalan söyleyeyim :)

    bu yazıda da ortadaki paragrafa bayıldım, tespitlerin, dilin çok güzel.

    daha çok yazman dileğimle...

    Sevgiler..
    Damla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnan ben de okumak isterdim:)Demir bir yasınını bitirmeden yazsam negzel olur:)

      Sil
  4. aahaahah komik kadın yaaa! bizim şimdilik tek sorumuz, taşkafalı oluşumuzdan mütevellit: "ayyy allah bagıslasın, kız mı erkek mi?" gülsem mi aglasam mı bilemedigim bir ruh hali içinde ve hali hazırda sızlayan memelerin de verdiği sinirle: kız! ehe hehe:) (mecburi gülücükler) diyişlerim.. :P
    Ulan o kadar pembe-beyaz battaniyeye sarıyoruz ayıp yahuuu:D
    Ayrıca o ayakların tadı hala damagındayken kalkıp yarı cıplak fotosunu koyman hoş olmamış, onu da belirtiyim! <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demir kadar adam suratlı bebek çok az gördüm, Demir'e ısrarla kız mı diye soran bir ekip vardı bir ara. Bence hep aynı insanlar bunlar ve gıcıklığına yapıyolar. Görmezden duymazdan gelelim:)

      Sil
  5. Bende sürekli yediğime içtiğime karışan beslenme uzmanı kılıklılara sinir oluyorum. Hamileliğimin 24.haftasını geride bırakmışım, doktorumla her detayı konuşmuşum, hamilelik kursuna gitmişim senden mi akıl alcam diyesim geliyor. 30 yıllık hayatım boyunca en düzenli ve sağlıklı beslendiğim dönemi geçiriyorum zaten..Ofiste önümdeki tüm dosyaları kaldırıp yoğurt ve kerevizden oluşan bir sofra kurmuşum, artık bu durumdayım daha beni ne zorluyosun, yürü git .. demek istiyorum ama diyemiyorum :) Bu arada şu sızlayan göğüs olayı da iyice canımı sıkmaya başladı. Sevgili Minikkuşun son postundan sonra doğum değil emzirme korkusu sardı içimi :(
    Lafı daha fazla uzatmadan Demir oğlanı minik ayaklardan öpüyorum ve tatlı annesine de sevgilerimi sunuyorum :)

    i-fashionbank.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bir yandan hı hıı derken bir yandan hiçbişi duymamayı başarabiliyodum bir ara. Dinliyoruz, çok içimize çekmeden hoop bir nefesle bırakıyoruz bütün o laf kalabalığını:)

      Sil
  6. hep söylerim ben komik kadın severim diye ah o kadın bir de anne oldu mu tam ağzıma, hayatıma layık. Ya bize taşınsanıza ya da koca bir ev tutalım orada beraber yaşayalım. Bence ben seni eğlendiremesem de kızım idare edebilir. Hem yabancı değiliz hiç olmadı sen beni eğlendirirsin. Lan oğlum sana valla kitap çıkarıcam bu nasıl bir kalemdir. Hahahaha. Bu arada yaşananlar ne kadar da tipik ya herkes aynı şeyi yaşıyo ya bu nedir? Tespitlerinin kölesi olabilirim:):) Minikkuşun yorumuna da koptum. Misal miraya da o gür saçlarına rağmen neaberr deliganlı diyen oluyordu yani diyorum ki battaniyenin rengini bebişin o kız gibi görünen bedenini fark edecek olsalar ohoyyyy.
    Bir de ayıp yerleri kapatalım lütfen misal topuklardan başlayabiliriz, ciddiyim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Offf aşırı özledim şu an sizi. Miramın alt değişirken kurabiye keyfi yapışı filan içimmm titriyo kadın bayılazammm:)

      Sil